DOLAR 16,7192 % 0.12
EURO 17,4888 % -0.29
GRAM ALTIN 965,23 % -0,48
ÇEYREK A. 1.578,15 % -0,48
BITCOIN 19.587,20 4.46
ÜYE PANELİ
SON DAKİKA
hava 28°
Google News

Ekonomi ve karşı devrim

Son Güncelleme :

01 Haziran 2022 - 15:23

/ kez okundu.
Ekonomi ve karşı devrim

Kurtuluş Savaşı, yurdun dinden de ırktan da daha önemli olduğunu öğretmiş ve kurtuluş, kuruluşla tamamlanmıştır.
Cumhuriyet, sanayi temelli ulusal bir ekonomiyi, emperyalist bir bölgede ve iki dünya savaşının ortasında yaratmıştır. 21.yüzyılın başında iki Türkiye  ekonomisinden söz edebiliriz. Bunlardan biri halkın teknik birikiminden, yaratıcı gücünden  ve özel kesimin girişimciliğinden güç alan Türkiye, ikincisi ise kötü yönetimden, sakat ve bilgisiz siyasilerin ve bu yüzden bozuk gelir dağılımı, yolsuzlukların, dengesizliklerin Türkiyesi. Gerek yağma, gerekse istikrarsızlığın artması raslantı değildir.
Teşvik adı altında bütçe kaynakları, devlet arsaları, vergilerini azaltanlar ruhsat değiştirenlerin elde ettikleri çıkarlar büyüktür. Böylece bu çıkar grupları rüşvet araçları  ve kamuoyunu etkilemek yoluyla hükümetin kendi lehlerine karar almasını sağlamaktadırlar. Bu yolla elde edilen kazançların maliyeti ise halk tarafından karşılanmaktadır.
KARŞI DEVRİM HAREKETİ
Cumhuriyet ekonomisi Atatürk reformları sayesinde gerçekleşmiştir. Bu reformlar sayesinde süreklilik kazanmıştır. Bu reformlara karşı devrim hareketi ile karşı karşı kaldığımızı görmekteyiz. Türkiye’de AKP 2002 yılında büyük bir siyasal güç olarak iktidara gelmiştir. AKP  iktidarının yaptıklarına baktığımızda pek çok karar bunu ispatlamaktadır. YÖK atamaları, kuran kursları yönetmenliği, tübikat yasası, belediyelerle ilgili kararlar, vb. konularda söylenenenlerle, uygulamaların farklı oldugu gözlenmiştir. Son olarak yargının ve hukukun tesir altına alınması ,medyanın susturulması sayılabilir.  AKP ,Cumhuriyetin laik eğitimine karşı imam hatip eğitimini geçirme çabasındadır. Toplum yaşamında dinin alanını genişletme görüşü, laiklik ile  sekülarizmi eş anlamlı tutmaktadır. AKP’nin anayasa mahkemesinde açılan kapatma davasında laikliliğin sekülarizm yönü üstelenmektedir.